Zeytinyağının tarihi yaklaşık 8.000 yıl öncesine kadar gider. Ana vatanı Mezopotamya’nın kuzeyidir. Buradan Anadolu’ya oradan da Ege ve Roma’ya yayılmıştır. Roma’dan da İspanyollar aracılığı ile Amerika kıtasına götürülmüştür. İkinci olarak Suriye üzerinden kuzey Afrika ülkelerine yayılmıştır. Üçüncü bir yol da İran, Afganistan üzerinden Asya’ya yönelmiştir. Şu anda dünyadaki tüm zeytin ve zeytinyağının yaklaşık %90’ı Akdeniz’i çevreleyen 12 ülkede üretilmektedir. Son yıllarda en az 50 ülkede daha zeytine olan ilgi artmış ve bir kısmında az miktarda da olsa zeytin tarımı başlamıştır. Bunlara örnek olarak ABD, Arjantin, Avustralya ve Balkan ülkelerini verebiliriz.
Yapılan arkeolojik araştırmalarda Antik Çağda batmış olan gemilerde binlerce zeytinyağı amforası (topraktan pişirilmiş ağzı dar kavanozlar) bulunmuştur. Bu da zeytinyağının Antik Çağın en önemli ticaret ürünlerinden biri olduğunu göstermektedir. Antik Akdeniz’de zeytinyağı o kadar önemliydi ki bazı dönemlerde para yerine zeytinyağı ile ödeme yapılmıştır. Bu kavanozları tekrar kullanılmamış, kırılmıştır. Hatta Roma’da bu kavanoz kırıklarından oluşmuş “Monte Testaccio” adlı bir tepe bulunmaktadır.
Kısacası bugün petrol nasıl stratejik bir ürünse Antik Akdeniz’de zeytinyağı da aynı derecede stratejik öneme sahip bir üründür. Bugünkü petrol tankerleri gibi Roma döneminde de limanlar arasında zeytinyağı taşıyan tekneler sefer yaparmış.
Antik dönemde insanlar zeytinyağı ile neler yaparlardı?
1- Aydınlanma İçin: O dönemde elektrik olmadığı için evler, tapınaklar ve kütüphaneler zeytinyağı lambalarıyla aydınlatılmıştır. Bugün kitapları elektrik ışığında okuyoruz ama insanlık binlerce yıl boyunca bilgisini zeytinyağı ışığında yazdı.
2-Sporcular İçin “Enerji Yağı”: Antik çağda sporcular: Yarışlardan önce zeytinyağı ile vücutlarını yağlardı. Bunun nedenleri; kasları ısıtmak, güneşten korunmak, rakibin tutmasını engellemek. Yarıştan sonra sporcular “strigil” adlı metal bir aletle yağ ve tozu kazırlardı. Bu kazınan toza gloios denirdi ve bazı insanlar bunu şifalı diye satın alırdı.
4-Sağlık İçin: Antik çağda zeytinyağı; yara tedavisinde, mide rahatsızlıklarında, cilt bakımında kullanılmıştır.Tıp tarihinin en önemli isimlerinden biri olan Hipokrat zeytinyağı için “büyük şifacı” ifadesini kullanmıştır. Antik tıp metinlerinde zeytinyağı 60'tan fazla hastalık için önerilmiştir.
5-Antik Dünyanın Parfümü: Antik Çağda insanlar sabun kullanmıyordu. Bunun yerine zeytinyağı sürüyor, sonra toz ve kiri kazıyorlardı. Birçok kişi zeytinyağını parfüm gibi kullanıyordu. Bugün deodorant kullanıyoruz. Antik çağda belki de insanlar "Bugün biraz zeytinyağı sürdüm, mis gibi oldum." diyordu.
6-Osmanlı’da Zeytinyağı: Osmanlı döneminde zeytinyağı; saray mutfağında, sabun üretiminde, kandillerde kullanılmıştır. Özellikle Topkapı Sarayı mutfağında yüzlerce farklı zeytinyağlı yemek yapılmıştır.
7-Kutsal Kitaplarda Zeytinyağı: Zeytinyağı üç büyük dinde de çok önemli bir yere sahiptir. Kuran’da zeytin “mübarek bir ağaç” olarak geçer. Hristiyanlık'ta, krallar ve din adamları zeytinyağı ile mesh edilirdi. “Mesih” kelimesi “yağ ile kutsanmış kişi” anlamına gelir. Yahudilik'te Kudüs’teki Second Temple’de kutsal kandiller zeytinyağı ile yakılırdı. Hanuka bayramının temelinde zeytinyağı mucizesi vardır.
Barışın Sembolü: Bugün bile zeytin dalı barışın sembolü olarak görülür. Bu sembolün kökeni tufan hikayesine dayanır. Nuh peygamberin gönderdiği güvercin, ağzında zeytin dalı ile geri döner. Bu da tufanın bittiğini ve barışın geldiğini simgeler.
Zeytin Ağacı Sabrın Sembolü: Zeytin ağacı çok yavaş büyür. Hatta şöyle bir söz vardır. “Zeytin ağacını diken kişi meyvesini kendisi için değil torunları için diker. Şartların uygun olduğu yerlerde zeytin ağacı binlerce yıl yaşayabilir. Genelde 100-200 yaşamakla birlikte; Muğla Milas’ta, Girit’te 3000 yaşı geçmiş, Mersin Mut’ta ve Manisa Kırkağaç’ta 1500 yaşından daha büyük zeytin ağaçları tespit edilmiştir. Bu yaşlı zeytin ağaçları tarih kitaplarından bile daha eskidir diyebiliriz. Çünkü bunlar, Antik Çağda, Roma’da, Yunanda, Bizans’ta, Osmanlı'da ve hatta günümüzde de vardır. Neredeyse bilinen tüm tarihe şahitlik etmişlerdir.
İnsanlık binlerce yıl boyunca yemeklerini zeytinyağıyla pişirdi, yaralarını zeytinyağıyla iyileştirdi, evlerini zeytinyağıyla aydınlattı. Yani zeytinyağı sadece bir gıda değil, bir kültür ve insanlık tarihinin sessiz kahramanlarından biridir.